12 Haziran 2013 Çarşamba

Unut geçen eski günleri, bunca yıl sonra nasılsın?

Hep aynı yerde hata yapan birinin bunun sebebini bir gün kendine izah edebiliyor olması gerekiyor. Beyin ve kalp birleşip, beden ve ruhtan özür dilesin. Yoksa bu savaşın kazananı olmayacak.

Bazı yerler var. Güvende hissederek sarıldığın adamın göğsü gibi. Her şeyin geçtiğini, artık iyi olacağını söyleyen yerler. Bu yerler genellikle mutsuzluktan ölürken keşfedilir ve sonsuza kadar tadı damağında, kokusu burnunda kalır insanın.
 
Ben şimdi öyle bir yerdeyim. Kaçacak tek deliğimdeyim. Pencerede sonsuz gece var, çünkü belediye sokak lambalarını onarıyor. Dalga sesi var, bilmediğim böceklerin çıngıraklı sesi var ve biraz iç huzurumun sesi var. Bir de manyak gibi bağıran mantığımın sesi var.
 
Hayatım; insanların hayatımın içine azar azar ederken, hep geçerli bir sebepleri olduğuna inanarak geçti. Üzmüştü belki ama kendince haklıydı. İnsandı ve insan bir gün üzdüğü insanları anlardı. Gönül alırdı. Da tüm bunlardan aslında bana neydi?

Geç kalıyor insan bazen. Kendine. 

Nalet olsun ki artık iyi biri olduğuna inanmıyorum. Ama ben iyiyim. Tenk yu çok iyiyim.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder