27 Kasım 2015 Cuma

presimin pelerinini görünmez olmak için kullanıyorum

Lily Allen yılan sesiyle kulağıma "this could be the end of everything" diye fısıldarken, 4. Levent istasyonuna geldik ve metro hıncahınç doldu. Kafamı kaldırıp baktım ve tanrım! Kimse kim olduğumun, var olduğumun, ne bok hissettiğimin farkında değildi. Bu bana mükemmel hissettirdi, görünmez olduğumu düşününce inanılmaz rahatladım ve hemen köşemde ağlamak istedim. Hazır görünmüyorken ve umursanmıyorken ve "ağlama bak beni çok üzüyorsun" diyen biri yokken.

Ama ağlamadım. Metrodan inerken kendime bir kahve ısmarlamaya karar verdim. Harbiye'den Taksim'e, kahveme doğru yürürken telefonum çaldı ve o kadar uzun konuştum ki kahve içemeden eve dönmem gerektiğini farkettim. E o zaman evde içerim kahvemi dedim, en büyük boy kahve bardağının sıcağını avucumun arasına alıp eve yürüdüm. Avuçlarım ısınınca yine ağlayasım geldi ama yine ağlamadım.

Mutsuzken görünmez olmak istiyorum. Kimseye "İnsanım lan ben, mutsuzluktan geberiyorum, yerlerde sürünmek, sarhoş  gezmek, günlerce yatağın içerisinde oturmak istiyorum ben" diyemeyeceğimi bildiğimden. Süründüren, kanatan, kesen, uyutmayan, ağlamaya bile müsade etmeyen o şeylerin beni yendiğinin görünmesini istemiyorum. 

İyi değilim. Ve en çok, iyi değilim diyebildiğim insanların yanında iyi hissedebiliyorum.

"Bir insan pencereyi açıp sokağa atlayabilir ama hiç kimse pencereyi açıp “Bana acıyın,” diye bağıramaz. Ayşenur’un ablası dördüncü kattan atladı, hastanede öldü, bir hafta sonra. Onu hatırladıkça Görünmez Adam filmi geliyor aklıma. Görünmez bir kadın görünmez bir duvara çarptı ve kimse bunu görmedi."

19 Haziran 2015 Cuma

karburatörlü araçlarda vitesi boşa almak

Yürüdüğüm yoldan çıkmak istiyorum.
Beş adım geçmişe, bir adım geleceğe dokuduğum mekik, incelsin incelsin kopsun istiyorum.

Yarın sabah uyadığımda mesela.

Bu yaşımdan en çok bunu istiyorum.
Bunu yapabilmeyi artık öğrenmek istiyorum.

21 Mart 2015 Cumartesi

10 yeşil koli duvarın üzerinde duruyor

Sandalyeler sokağa dönük, yan yana oturmuştuk. Dürüst olmak gerekirse sana dönük olmasını tercih ederdim.

O gün profilden bakınca görebildin mi bilmiyorum. Bu koliler var ya, 1-2 yıldır salonumun ortasında duruyor. Açmıyorum, bu eve tam alışmak istemiyorum. Yayılmıyorum. Hangi kolinin içinde ne var, yıllardır bilmiyorum. Umarım bir gün elime denk gelen bir kolinin içerisinden çok güzel bir elbise ve Louboutin ayakkabılar çıkar. Sonra onları giyerim ve birlikte yemeğe çıkarız.

Romantiktim, ama şimdi değilim. Sebebi yaralarım, kabuklarım falan değil. Cildim pırıl pırıl. Sadece artık masallara inanmıyorum. İnansam sana aşık olurdum. Ama belki bir zaman sonra ben yine de sana aşık olurum.

İki-üç koli açtım, biraz yüreğim ağzımda. Mutfağı yerleştirmeye başlıyorum ben. Ve sanırım sonra kitapları dizmeye başlayacağım. Belki biraz müzik dinlerim. Nane çayı aldım, onu demlerim.

Son koliyi açtığımda haberleşelim mi? Niyeyse o anı en çok sana anlatmak istiyorum.