Sandalyeler sokağa dönük, yan yana oturmuştuk. Dürüst olmak gerekirse sana dönük olmasını tercih ederdim.
O gün profilden bakınca görebildin mi bilmiyorum. Bu koliler var ya, 1-2 yıldır salonumun ortasında duruyor. Açmıyorum, bu eve tam alışmak istemiyorum. Yayılmıyorum. Hangi kolinin içinde ne var, yıllardır bilmiyorum. Umarım bir gün elime denk gelen bir kolinin içerisinden çok güzel bir elbise ve Louboutin ayakkabılar çıkar. Sonra onları giyerim ve birlikte yemeğe çıkarız.
Romantiktim, ama şimdi değilim. Sebebi yaralarım, kabuklarım falan değil. Cildim pırıl pırıl. Sadece artık masallara inanmıyorum. İnansam sana aşık olurdum. Ama belki bir zaman sonra ben yine de sana aşık olurum.
İki-üç koli açtım, biraz yüreğim ağzımda. Mutfağı yerleştirmeye başlıyorum ben. Ve sanırım sonra kitapları dizmeye başlayacağım. Belki biraz müzik dinlerim. Nane çayı aldım, onu demlerim.
Son koliyi açtığımda haberleşelim mi? Niyeyse o anı en çok sana anlatmak istiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder